cezeri

Cezeri'nin Kozmik Odası

GİRİŞ: [1]

Cezeri’nin kitabında en son anlattığı ve diğerlerine göre basit olan üç araç var ki, biz bunlardan bir kozmik oda oluşturabiliyoruz. Araçların birincisi, Cezeri’nin 6. Türün 4. Şekli olarak açıkladığı, tek anahtarla dört yanındaki sürgülerle kilitlenebilen bir kapı. İkincisi, 6. Türün 3. Şekli olan, sıralanmış 12 harfli bir şifreyle açılabilen bir sandık. Üçüncüsü ise 6. Türün 5. Şekli olan, küçük bir akvaryum büyüklüğündeki bir havuzda yüzen sandal ve onun içinde ayakta duran bir kayıkçı heykelciği bulunan su saati, aynı zamanda bir alarm cihazı. Bu araçların üçünün de rekonstrüksiyonları yapılmıştır. (bk. Cezerinin Olağanüstü Makineleri, II. Cilt, s. 315-318, Papersense Yayınları, 2015)

KOZMİK ODANIN ELEMANLARINDAN DÖRT SÜRGÜLÜ KAPI [2]:

Şimdi bu 3 aracı resimlerle tanımaya çalışalım. Ancak bundan önce Cezeri’nin kitabında 6. Türün 1. Şekli olarak açıkladığı ve Diyarbakır’da Artuklu Sarayı kapısında dökme pirinçten uyguladığı, İslam sanatında ünlü bir yeri olan sekiz ve altı köşeli yıldızlar motifini, biz de dört sürgülü kapının dış yüzüne uyarlayabiliriz. Kapının bir kanadını gösteren Resim 1’de Cezeri, kapının her iki kanadının da orta kısımlarında bulunan, ancak yıldızların yarım küre çıkıntılarını ve diğer boşluklarda bulunan oymalı parçaları göstermeden, bu parçaların aralarında onları tutan dökme pirinç çubukları çizmiştir. Şimdi biz bu şekli Cezeri’nin yaptığı gibi bronz dökümden yaparak ahşap kapı kanadı üzerine tespit edebiliriz (Perspektif 1). Fotoğraf 1’de ise, bu motifin bir vitray uygulaması görülüyor.

Cezeri ‘’bu kapıyı görmek için gezginler yollarını değiştirirler’’ diyor. Bu kapıyı nasıl yaptığını anlatırken de döküm tekniği bakımından kendi buluşları olduğunu görüyoruz. Motifi seyrederken gördüğümüz geometrik uyumla büyülendikten sonra yaptığımız kapıyı anahtarla açmaya çalışıyoruz. Fakat bu sırada anahtarı, bir yay kuvvetini yenercesine ileri doğru sürekli bastırarak çevirmezsek kapıyı açamıyoruz. Bir nevi şifre olan bu özelliği bilmek gerekiyor. Kapıyı açtıktan sonra anahtarı yanımıza almayı unutmamalıyız. Çünkü biz içerdeyken dışarıdaki biri kapıyı üzerimize kilitlerse, içeriden sürgüleri açmamız imkansız (Perspektif 2). Resim 2’de ise Cezeri, sürgüleri, onları hareket ettiren dökme pirinç dişli çarkı ve “kafes” adını verdiği merkezi yataklamayı şematik olarak göstermektedir. Fotoğraf 2’de de sistemin, bir tanıtım panosu üzerinde, kitaptaki anlatıma uygun olarak gerçek ölçülerde uygulaması görülmektedir.

Bu tanıtım panosundaki koyu renkli parçalar sürgülü kilide aittir. Teşhir amacıyla, merkezi yataklamanın iç kısmının görülebilmesi için cam kapak kullanılmıştır.

Bu kalın sürgülerden dikey olanların ağırlıklarının anahtara uygulanan el kuvvetiyle kaldırılıp indirilmesinin mümkün olmadığı sanılabilir. Ancak Cezeri gibi mekanik bilimiyle ilgili isek, merkezi yataklama tertibatında bu sürgülerin ağırlıklarının birbirini dengelediğini, bunlardan dolayı anahtara değil ağırlık yükü, sürtünme yükü bile intikal etmediğini görürüz.

Ayrıca mekanik tertibatlarda halen kullanılan kremayer dişli sistemini, Da Vinci’den 250 yıl önceki şekliyle burada görüyoruz. Burada bir de Cezeri’nin “mişkas” dediği, resim ve fotoğraflarda iyi görülmeyen yaylı mandal var. Konstrüksiyon mühendisleri bu kilit sistemi için “olağanüstü” sözünü rahatlıkla kullanabilirler.

kozmik oda

ŞİFRE KİLİTLİ SANDIK [3]:

Kapıyı açıp kozmik odaya girdikten sonra, odada bulunan şifreli sandıktaki değerli belge ve mücevherlere ulaşmak veya böyle şeyleri bu sandığa koymak için sandığı açmaya çalışalım. Şifremiz önceden seçtiğimiz ve sıraladığımız 12 harften oluşuyor. Sandığın kapağındaki 4 ünitenin iç kısımlarındaki 12 adet şifre diski, bu şifre harfleriyle uyumlu olarak yerleştirilmiştir. Seçilen harflerin hepsi birbirinden farklı olmayabilir. Yani bir harf birden fazla kullanılabilir. Bu durum şifreyi zayıflatmaz. Kapağın üstünde 4 ünitede yine 12 harf halkası ve her bir halkada birbirinin aynı olan 16 harf var. Her bir halkadaki harflerden hangisi şifremizde sırasını bildiğimiz harf ise, o halkanın ibresini o harfin üzerine getiriyoruz. Sonra Cezeri’nin “küpe” dediği ortadaki kulpu çevirerek sandığı açıyoruz. Resim 3’te Cezeri, kilit açık haldeyken kapağın iç kısmını gösteriyor. Fotoğraf 3 ve 4’te ise şifre sisteminin kitaptaki anlatıma göre yapılmış uygulaması görülüyor. Şifre tertibatının nasıl yapıldığına bakarsak, orada birbirinden bağımsız hareket edebilen iç içe geçmiş silindirik parçalar ve her biri için üst üste konulmuş diskler görürüz.

şifreli Sandık

Burası bir kozmik oda olduğuna göre şimdi Sultan, sandığı kapatıp şifresini tekrar zihnine yerleştirerek, bütün ibreleri gelişi güzel karıştırdığında, şifre kullanmadan açmak için hiç şansı yoksa yaklaşık 281 trilyon defa işlem yapması gerekir. Sultan bundan sonra da odanın kapısını dışarıdan özel anahtarla, yine anahtarı sürekli iterek çevirmek suretiyle kilitleyip güvenliği sağlamalıdır.

kozmik oda

KAYIKÇILI SU SAATİ [4]:

Ancak, Sultan bu işleri öngördüğü bir zaman süresi içinde yapmak isteyecektir. İşte Cezeri o zamanın bittiğini bir düdük sesiyle bildiren, Resim 4’te çizdiği ve Fotoğraf 5’te rekonstrüksiyonu görülen güzel bir araç da yapmış. Biz bu aracı salonumuzun bir köşesinde dekoratif amaçla da bulundurabiliriz.

kayıkçılı su saati

Eni 25 cm, boyu 50 cm, yüksekliği de 25 cm olan, bakır veya pirinç levhadan yapılmış küçük bir havuz, içinde de 20 cm yükseklikte su olsun. Suyun üstünde Cezeri’nin yaptığı, 35-40 cm boyunda, 10-15 cm eninde, yüzen bir kayık ve kayığın içinde ayakta duran 30 cm yüksekliğinde bir kayıkçı heykelciği. Kayıkçı sol elinde sandalın küreğini tutarken sağ eliyle de bir ucu ağzında olan kavalını tutuyor. Kayıkçının sizin öngördüğünüz bir sürenin sonunda bu kaval ile alarm vermesini sağlamak için, sandalın su alma deliğinde küçük bir operasyon gerekiyor. Öngörülen süre dolunca kayıkçı sandalla birlikte boğazına kadar suya batıyor. İmdat istercesine kesintisiz bir sesle uzun bir süre kavalını öttürüyor. Sandal sudan çıkarılıp içi boşaltılarak tekrar su yüzeyine konulduğunda yine aynı işi görüyor. Bu alarmdan sonra da, şifreye göre kasayı kapatıp, odanın kapısını özel anahtarla kilitleyip, kozmik odayı güvenli hale getirmek gerekiyor.

Cezeri’nin, kitabında anıt su saatlerinden ilkini anlatırken, asil bir tavırla “mümtaz bilgin” dediği Arşimed’in bazı çalışmalarını bildiğini anlıyoruz. O yıllarda ve daha öncesinde İslam Dünyasında Antik Yunan bilginlerinden tercümeler yapılıyordu. Bu sebeple, Cezeri bu su saatini denemelerle yapmış olabileceği gibi Arşimed’in suyun kaldırma kuvveti hakkındaki prensiplerinden yararlanmış da olabilir. Bu araçta hidrolik biliminde yüzme şartı ve pnömatik biliminde havanın basınç enerjisinden ses üretilmesi uygulamaları vardır.

GEOMETRİK ÇİZİM ALETİ [5]:

Bu arada Sultan, Resim 5’de rekonstrüksiyonu görülen geometrik çizim aletini kullanarak gizli çizimler de yapabilir. Bu araç küre yüzeyinde kullanılabildiği gibi düzlemde de kullanılabilmektedir.

Durmuş ÇALIŞKAN

______________________

1 Cezeri’nin düzenlediği bir kozmik oda sistemi yoktur. Ancak kitabında açıkladığı birkaç aracın birlikte değerlendirilmesiyle bir kozmik oda sistemi oluşturulabilmektedir.

2 bk. Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri, II. Cilt, s. 269 – 276, Papersense Yayınları, 2015

3 bk. Aynı kaynak, II. Cilt, s. 258 – 268

4 bk. Aynı kaynak, II. Cilt, s. 277 – 281

5 bk. Aynı kaynak, II. Cilt, s. 254 – 258